• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Ders-Akademi/1405878436342260

Üyelik Girişi

Yeryüzünde Yaşam

Yeryüzünde Yaşam

1-    Coğrafi Konum

A- MATEMATİK KONUM
Dünya üzerindeki bir yerin başlangıç pa­raleline (Ekvator) ve başlangıç meridyenine (Greenvvich) göre olan konumuna matematik konum denir.

 

MATEMATİK KOORDİNATLAR
Paralel ve Özellikleri
Ø  Ekvator'a paralel olarak geçtiği düşünü­len dairelere paralel denir.
Ø  Başlangıç paraleli (0°) ve en büyük para­lel dairesi Ekvator'dur.
Ø  Kutup noktalarına eşit uzaklıktaki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen ve Dünya'yı
Ø  ortasından çevreleyen en geniş paralel dairesine Ekvator denir.
Ø  Ekvator'un kuzeyindeki paralellere kuzey 

paralelleri, güneyindekilere ise güney paralelleri denir.
Ø  Ekvator yıl boyunca gece ile gündüz eşit­liğinin yaşandığı, çizgisel hızın en fazla, yer çeki­minin en az olduğu paralel dairesidir.
Ø  Paraleller, Ekvator'dan kutuplara doğru birer derece aralıklarla çizilir.
Ø  90 tane Kuzey Yarım Küre'de, 90 tane Güney Yarım Küre'de olmak üzere toplam 180 ta­ne paralel dairesi vardır.
Ø  Dünya'nın şeklinden dolayı Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe paralellerin boyları kı­salır ve kutuplarda nokta şeklini alır.
Bazı paralel dairelerinin özel isimleri var­dır.
0° paraleli
Ekvator
23°27' kuzey paraleli
Yengeç Dönencesi
23°27' güney paraleli
Oğlak Dönencesi
66°33' kuzey paraleli
Kuzey Kutup Dairesi
66°33' güney paraleli
Güney Kutup Dairesi
90° kuzey paraleli
Kuzey Kutup Noktası
90° güney paraleli
Güney Kutup Noktası
Ø  Birbirini takip eden iki paralel arasındaki uzaklık her yerde eşittir ve yaklaşık 111 km'dir.
 Meridyen ve Özellikleri
Ø  Bir kutup noktasından diğer kutup nokta­sına uzanan, Ekvator ve paralelleri dik olarak ke­sen yarım çemberlere meridyen denir. Meridyen­ler, 360° olan Ekvator çemberinin birer derecelik aralıklara ayrılmasıyla oluşturulmuştur.
Ø  Başlangıç meridyeni  (0°),  İngiltere'ni başkenti Londra yakınlarındaki Greenwich Gözlem Evi'nden geçer.
Ø  Başlangıç meridyeninin doğusunda kalan meridyenlere doğu meridyenleri, batısında kalan meridyenlere batı meridyenleri denir.
Ø  180 tane doğuda, 180 tane batıda olma üzere toplam 360 tane meridyen yayı vardır.
Ø  Dünya'nın şeklinden dolayı tüm meridyenler kutup noktalarında birleşirler ve birbirlerini kesmezler. Buna bağlı olarak tüm meridyenleri uzunlukları aynıdır.
Ø  İki meridyen arasındaki uzaklık, sadece Ekvator üzerinde 111 km'dir. Bu uzaklık, Dürya'nın şeklinden dolayı kutuplara gidildikçe azalır ve kutup noktalarında sıfır olur.
Ø  İki meridyen arasındaki zaman farkı 4 dakikadır. Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe meridyenler arasındaki uzaklık azaldığı hâlde zaman farkı değişmez.
Ø  Aynı meridyen üzerinde bulunan tüm noktalarda yerel saat aynıdır. Çünkü aynı meridyen üzerindeki bütün noktalar Güneş'in karşısında aynı anda geçerler.
Ø  Meridyenler, Dünya üzerindeki herhangi bir yerin matematik konumunun belirlenmesinde yardımcı olur. Ayrıca meridyenler yardımıyla; Dünya üzerinde iki yer arasındaki yerel saat farkı da bulunabilir.
TÜRKİYE'NİN MATEMATİK KONUMUNUN SONUÇLARI
·         Kuzey Yarımküre'nin Orta Kuşağı'nda yer alır.
·         Başlangıç Meridyeni'nin (Greenvvich) doğusundadır.
·         En kuzeyi (42° Kuzey) ile en güneyi (36° Kuzey) arasındaki kuş uçuşu uzaklık, yak­laşık 666 km'dir (42° - 36°=6° 6x111 =666 km).
·         En doğusu (45° Doğu) ile en batısı (26° Doğu) arasında, 76 dakikalık zaman farkı vardır (45°-26°= 19° 19x4'=76').
·         Orta Kuşak'ta yer aldığı için yıl içinde dört mevsimi belirgin olarak yaşar.
·         Kuzeyden esen rüzgarlar hava sıcaklığını düşürürken, güneyden esen rüzgarlarise hava sıcaklığını arttırır.
B- ÖZEL KONUM
Dünya üzerinde bir yerin veya bir ülkenin kıtalara, okyanuslara, denizlere, işlek ticaret yollarına, boğazlara, kanallara, ekonomik ve siyasi teşkilatlara, komşularına göre konu­mu ile yer şekilleri ve yükselti özellikleri o yerin özel konumunu belirler.

 

TÜRKİYE'NİN ÖZEL KONUMUNUN SONUÇLARI
·         Üç kıtanın (Asya, Avrupa, Afrika) birbirine en yakın olduğu yerde bulunur.
·         Üç tarafı denizlerle (Karadeniz, Ege Denizi, Akdeniz) çevrili bir yarımadadır. Marmara Denizi'ne sahiptir.
·         Önemli ticaret yollarına ve boğazlara sahiptir (İstanbul ve Çanakkale Boğazları). Bu durum
·         Türkiye'nin jeopolitik önemini artırmıştır.
·         Gelişmiş Avrupa ülkeleri ile zengin petrol yataklarına sahip Orta Doğu ülkeleri arasın­da yer alır.
·         Ortalama yükseltisi fazladır (1132 m).
Ø  Batıdan doğuya doğru gidildikçe yükselti artar.
Ø  Dağlar genelde doğu-batı yönünde uzanır.
Ø  Sıcaklık ortalamaları batıdan doğuya gidildikçe azalır.
·         Yer şekillerinin çeşitli olması, farklı iklim tiplerinin görülmesine neden olur.
·         Yüzyıllar boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapması nedeniyle, tarihsel ve kültürel bakımdan çok zengindir.

 

COĞRAFYA
Yeryüzünde oluşan olayları, bu olayların nasıl meydana geldiğini, nerelerde dağılım gösterdiğini ve oluşturduğu sonuçların çevresine ve insanlara etkilerini inceleyen bilim dalına coğrafya denir.
Coğrafya başlıca iki bölüme ayrılır:                                   
1. Genel coğrafya      2. Yerel coğrafya                                  
1. Genel Coğrafya Kendi içinde ikiye ayrılır:
     a)Fiziki Coğrafya: Yeryüzü şekillerini, dünyadaki iklim çeşitleri ve bitki örtüsü çeşitliliğini,  dünyanın şekli ve şeklinin sonuçlarını inceler.

 

     b)Beşeri ve Ekonomik Coğrafya: Dünya üzerinde var olan insan topluluklarını, bu insanların çevre ile ilişkilerini, ekonomik faaliyetlerini inceleyen bir bilim dalıdır. Kısaca insanı ve ekonomik faaliyetleri inceler.
2. Yerel Coğrafya: Dünya üzerinde herhangi bir alandaki tüm coğrafi olayları birlikte inceler. Bu alan kimi zaman bir ülke, kimi zaman bir bölge olabilir.
HARİTA BİLGİSİ
Dünyanın tamamının ya da belli bir kısmının kuşbakışı olarak ve belirlenmiş bir ölçek oranında küçültülerek bir düzleme aktarılmış haline harita denir.
Harita çizilirken şu hususlara dikkat edilmelidir:
Ø  Haritayı hangi amaç doğrultusunda kullanacağımızı belirlemeliyiz.
Ø  Bu amaç doğrultusunda bize uygun olan ölçeği seçmeliyiz.
Ø  Haritaya uygun bir isim koymalıyız.
Ø  Yönleri düzgün biçimde kullanabilmek için, daima kuzeyi gösterir bir yön oku kullanmalıyız.
Ø  Lejand bölümü olmalıdır.
Lejand: Haritalarda kullanılan sembol ve işaretlerin ne anlama geldiğini gösteren tablodur.
Plan: Plan en ayrıntılı haritalardır. Küçük alanlara ilişkin detaylı bilgi verir. Okullar, alışve­riş merkezleri, parklar plan ile gösterilirler.
Kroki: Bir yerin kuşbakışı görünüşünün belli bir ölçeğe uymadan kabataslak çizimine denir. Ölçeksiz olduklarından harita değildir. Çoğu zaman bir yerin adresini tarif etmek için kullanılır.
Uyarı: Planlarda ve haritalarda belli bir ölçeğe göre küçültme yapılırken kroki­lerde ölçek yoktur.

HARİTA ÇEŞİTLERİ
I. KULLANIM AMAÇLARINA GÖRE HARİTALAR
Haritalar kullanım amaçlarına göre iki bölüme ayrılırlar.
A)  Genel Haritalar
Toplumun her kesimi tarafından kullanılan haritalardır. Topografya haritaları, atlas haritaları, duvar haritaları, ansiklopedik haritalar, şehir haritaları ve turist haritaları bu gruba girer.

1-  Fiziki Haritalar:
Yer şekillerini (dağ, ova, plato, vadi vb.) gösteren haritalardır.
2-  Siyasi ve İdari Haritalar:
Kıtaların, ülkelerin sınırlarını gösteren haritalar siyasi haritalardır. Ülke içindeki il, ilçe, kasa­ba ve köy gibi idari birimler arasındaki sınırları gösteren haritalara da idari haritalar denir.



3-  Beşeri ve Ekonomik Haritalar:
Nüfus miktarını, dağılışını, yoğunluklarını, göçleri, insanların milliyetlerini, dinlerini, dil­lerini, kültürlerine ait özelliklerin dağılışını gösteren haritalara beşeri haritalar denir. İnsanların ekonomik faaliyetlerini ve bu ekonomik faaliyetlerin gerçekleşmesi için gerek­li olan mal ve hizmetlerin dağılışını gösteren haritalara ekonomik haritalar denir.
B)  Özel Haritalar
Bu tür haritalar herhangi bir konuyu detaylarıyla gösteren, dolayısıyla uzmanlaşma isteyen haritalardır. Belirli bir alanda uzmanlaşmış kişi ya da kuruluşların özel amaçları için hazırlanmış jeoloji, meteoroloji, toprak, bitki örtüsü gibi haritaları kapsar.

II. ÖLÇEKLERİNE GÖRE HARİTALAR
A) Büyük ölçekli Haritalar
Büyük ölçekli haritalarda, yeryüzü şekilleri daha az küçültülerek düzleme aktarıldıkların­dan daha fazla ayrıntı gösterirler.
1- Plan: Ölçekleri 1/20.000'e kadar olan haritalardır. Planların ayrıntı gösterme gücü daha fazladır.
2- Topografya haritaları:
Ölçekleri 1/20.000 ile 1/200.000 arasında olan haritalardır.
B)  Orta Ölçekli Haritalar
1/200.000 ile 1/500.000 arasında değişen haritalardır. Duvar haritaları orta ölçekli haritalardır.
C)  Küçük Ölçekli Haritalar:
Ölçekleri 1/500.000'den daha küçük olan haritalardır. Atlaslar küçük ölçekli haritalardır.

 Büyük ve Küçük ölçekli haritalar arasındaki fark
Büyük Ölçekli Haritalar
Küçük Ölçekli Haritalar
Paydası küçüktür.
Paydası büyüktür.
Küçültme oranı azdır.
Küçültme oranı fazladır.
Ayrıntısı fazladır.
Ayrıntısı azdır.
Hata oranı azdır.
Hata oranı fazladır.
Daha küçük alanları gösterir.
Daha geniş alanları gösterir.
Aynı alan çizildiğinde harita alanı daha büyük olur.
Aynı alan çizildiğinde harita alanı daha küçük olur.
ÖLÇEKHaritadaki küçültme oranına ölçek denir. Ölçek, harita uzunluğu ile gerçek uzunluğun birbi­rine oranıdır. Bir haritanın ölçeği iki şekilde göste­rilir.
Kesir ÖlçekHaritalarda uygulanan küçültme oranı ke­sirle ifade edilir. Kesir ölçekte pay daima 1 ile gösterilir. 1/100 000, 1/2 000 000 gibi paydadaki sayı, çizimin ne kadar küçültüldüğünü ifade eder.
Kesir ölçeklerde, ölçek ile ölçek paydası arasında ters orantı vardır. Ölçeğin paydası bü­yüdükçe ölçek küçülür, ölçek paydası küçüldükçe ölçek büyür.

Çizgi Ölçek:  Küçültme oranının çizgi şeklinde gösteril­diği ölçeklerdir. Eşit aralıklara bölünmüş olan çiz­gi üzerinde, aralıkların gerçekte ne kadar uzaklı­ğa eşit olduğu belirtilir.
20
0
20
40
60
80 km
1cm
Yukarıda verilen ölçekte, haritadaki 1 cm'lik uzunluk, arazide 2 000 000 cm'yi yani20 km'yi göstermektedir.
Haritalarda genellikle çizgi ve kesir ölçek birlikte kullanılır. Çizgi ölçek, kesir ölçeğe göre daha kullanışlıdır. Bunun nedeni harita, fotoğraf veya fotokopi ile küçültülüp büyütülse de çizgi öl­çeğin gösterdiği uzunlukların değişmemesidir. Çünkü bu işlem sırasında çizgi ölçek de aynı oranda küçültülmüş veya büyütülmüş olur.

ÖLÇEKLERİN DÖNÜŞÜMÜ
Kesir Ölçeğin Çizgi Ölçeğe Çevrilmesi
Kesir ölçeğin çizgi ölçeğe çevrilmesi için haritadaki 1 cm'nin gerçekte kaç km'yi gösterdiği­nin bulunması gerekir.
Örnek:
1/2 000 000 kesir ölçeğinin çizgi ölçek olarak ifadesi nedir?
Çözüm:
Haritadaki 1 cm gerçekte 2 000 000 cm'ye yani 20 km'ye eşittir.
Buna göre, 1 cm'nin 20 km olarak gösterildi­ği çizgi ölçek hazırlanır.

ÇİZGİ ÖLÇEĞİN KESİR ÖLÇEĞE ÇEVRİLMESİ
Çizgi ölçeğin boyu haritadaki uzunluğu verir. Çizgi ölçek üzerindeki tüm bölümlerin topla­mı gerçekteki uzunluğu ifade eder.
 Yukarıdaki çizgi ölçeğin harita uzunluğu 5 cm'dir. Buna göre, kesir ölçek olarak değeri nedir?


Ölçek Hesaplamaları
Harita üzerinden, haritadaki uzunluk, gerçek uzunluk ve ölçek hesaplamaları yapıla­bilir. 
Uzunluk hesaplarını hatasız yapabilmek için uzunluk ölçüsü birimlerini bilmek gerekir. Uzunluk ölçüleri 10'ar 10'ar büyür, 10'ar 10'ar kü­çülürler.
Metre'nin alt ve üst katları:

Uzunluk hesaplamalarında;
- Gerçek uzunluk
- Harita uzunluğu
- Harita ölçeği  hesaplanır.
Verilen uzunlukların daha iyi anlaşılması için for­müller kullanılmaktadır.
           1- Gerçek uzunluk = Harita uzunluğu x Harita ölçeğinin paydası     
                        GU            =            HU           x          HÖ


UYARI: Formülleri pratik olarak öğrenebilmek için üçgen tabloyu kullanabiliriz.
UYARI: Kilometre cinsinden bir değer istendiğinde beş (5) sıfır silinir. Santimetre cinsinden istendiğinde beş (5) sıfır.
            eklenir  


DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE İKLİM
Belli bir yerde, sıcaklık, nem, yağış, ba­sınç, rüzgâr ve bulutluluk gibi hava olaylarının mevsimlik, yıllık gidişlerinin uzun yıllar boyunca gösterdikleri ortalama durumaiklim denir.


Bu or­talama durum uzun yıllar içinde çok büyük deği­şikliğe uğramaz.
Sıcaklık, rüzgâr ve yağış gibi hava olayla­rının bir yerde gösterdiği kısa süreli değişime de hava durumu denir.


Tablo: İklimin insan ve doğal çevreye etkisi 
Sıcak kuşak ve ılıman kuşak, Kuzey Yarım Küre'de, Güney Yarım Küre'ye göre daha geniş alan kaplar. Bunun sebebi Kuzey Yarım Küre'de karaların oranının daha fazla olmasıdır. Denizler ka­ralara göre az ısınırlar. Oysa karalar çok ısınırlar. Bu durum Kuzey Yarım Küre'de sıcak ve ılıman kuşağın daha geniş alan kaplaması­na neden olmaktadır. Yine bu durumun sonucu olarak Kuzey Yarım Küre Güney Yarım Küre'ye göre 2 °C daha sıcak olmaktadır.


İklim tiplerini üç bölümde inceleyebiliriz:
A) Sıcak iklimler          
B) Ilıman iklimler        
C) Soğuk iklimler

A) SICAK İKLİMLER:


1- Tropikal İklim:
* İsmini sıcak iklimlerde yetişen çayırlardan almaktadır.
* Sıcaklıklar bütün mevsimlere yayılır.
* Sıcak bir günde yağış görülebilmektedir.
* Sudan platosu, Doğu, Güney ve Merkez Afrika'da sıklıkla görülmektedir.

           2- Muson İklimi:
* Bu iklim tipinde yaz mevsimi yağışlı, kış mevsimi kurak geçmektedir.
* Sıcaklık ortalamaları 10 °C'nin altına hiç düşmemektedir.
* Genellikle Güney, Güneydoğu Asya ve Doğu Asya'da etkilidir.
* Akarsu rejimleri düzensizdir.
* Yağışsız dönemde yaprağını döken ormanlar doğal bitki örtüsünü oluşturul^
* Pirinç, çay, kahve, pamuk, muz, ananas, turunçgiller, zeytin önemli tarım ürünleridir. Koyun, keçi ve manda yetiştirilen evcil hayvanlardır.
            3- Ekvatoral İklim:
* Bu iklim tipi günlük ve yıllık sıcaklık farklılıklarının en az olduğu iklimdir.
* Bitki örtüsü ekvatoral ormanlardır.
* Amazon ve Kongo havzaları, Malezya, Filipinler ve Papua Yeni Gine'de görülmektedir.
* Ormanların çok gür olması nedeniyle çok sayıda maymun ve kuş türü yaşar.            .
* Yıl boyunca yüksek sıcaklık ve bol yağış nedeniyle bütün yıl yeşil kalan 40-50 muzun­luğundaki ağaçlardan oluşan tropikal yağmur ormanları do­ğal bitki örtüsüdür.              
* Kahve, kakao, kauçuk, ananas, şeker kamışı, soya fasulyesi, turunçgiller, Hindistan cevizi, mısır ve pirinç yetiştirilir.
4- Çöl İklimi:
* Bu iklim tipinde sıcaklıklar oldukça yüksek, yağışlar ise son derece azdır.
* Arabistan yarımadası. Büyük Sahra Çölü, Avustralya'nın iç kısımları, Meksika Çölleri, Peru Çölleri, Kızılkum, Karakum ve Taklamakan Çölleri bu iklimin görüldüğü yerlerdir.
            * Çöller, bitki örtüsü bakımından oldukça fakirdir. Çoğunlukla dikenli çalılar ve gövdelerinde su tutma özelliği olan kaktüsler, görülür.
* Çöl ikliminin simgesi hurmadır. Yeraltı suyunun yüzeye çıktığı yerler olan va­halarda sulama ile pamuk, yer fıstığı, tahıl ve üzüm yetiştirilir. Koyun ve deve en çok yetiştirilen evcil hayvandır.
B) ILIMAN İKLİMLER:
            1- Okyanus İklimi:      
* Genellikle karaların batı kıyılarında hüküm süren bu iklim tipinde yazlar serin, kışlar ise ılık geçmektedir.
* Bitki örtüsü ormanlardır.
* Görüldüğü yerler: Şili'nin güney kıyıları. Batı Avrupa ve Yeni Zelanda vb.

2- Akdeniz İklimi:
* Ülkemizde de görülen bir iklim tipidir.
* Yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir.
* Bitki örtüsü makilerdir.
* Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerin büyük çoğunluğu ile Orta Şili ve California kıyılarında görülmektedir.
* Akdeniz ikliminin etkili olduğu yörelerde küçükbaş hayvancılık yapılır. Özellikle keçi en çok yetiştirilen hayvandır.
* Buğday, arpa, zeytin, turunçgiller, üzüm, pamuk, şekerpancarı yetiştirilir.
3- Karasal İklim:
* Yazlar sıcak, kışlar ise çok soğuk ve yağışlı geçer. Yağışlar genelde kar şeklindedir.
* Denizden uzak karaların iç kesimlerinde görülmektedir.
* Yıllık sıcaklık farklılıkları oldukça fazladır. Bitki örtüsü bozkır (step) dır.
* Buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, patates, çeşitli baklagiller, üzüm, elma, armut, şekerpancarı, keten ve tütün yetiştirilen başlıca ürünlerdir.
* Karasal iklimin doğal bitki örtüsü yağışlı mevsimde yeşeren, kurak mevsimde sararan ot topluluklarından oluşan bozkırlardır.
* Karasal iklimin görüldüğü alanlarda küçükbaş hayvancılık yapılır. Koyun en çok yetiştirilen küçükbaş hayvandır.


C) SOĞUK İKLİMLER: 



1- Tundra iklimi:
* Sıcaklıklar son derece düşüktür.
* Yılın büyük bir bölümü soğuk geçer. Yazlar kısa ve serin, kışlar ise uzun ve serttir.
* Bitki örtüsü tundradır.
* Sibirya'nın kuzeyi, Grönland kıyıları ve Kanada'nın kuzeyi görüldüğü yerlerdir.   
            * Tundra ikliminde yılın büyük bir bölümü donmuştur. Kısa yaz mevsiminde karların erimesiyle toprağın üst kısmı çözülür ve bataklığa dönüşür. Bu bataklıklarda bodur çalı, çayır ve yosunlardan oluşan tundra bitkileri yetişir.
* Tundra ikliminin görüldüğü yerlerde ren geyiği, misk öküzü ve bizon gibi hayvanlar görülür.

2- Kutup İklimi:
* İklim tipleri içerisinde en soğuk olanıdır. Yılın büyük kısmında güneş ışınları görülmez. Hakim bir bitki örtüsü yoktur.
* Görüldüğü yerlere Antarktika,Grönland'ın iç kesimleri ve kuzey kutbunu örnek verebiliriz. 



DÖRT MEVSİM TÜRKİYE
Kuzey Yarım Küre'de ve Orta Kuşak'ta yer alan Türkiye'de farklı iklim tipleri görülür. Tür­kiye'de farklı iklimlerin ortaya çıkmasında;
1. Üç tarafının denizlerle çevrili olması,
2. Ilıman kuşakta yer alması,
3.  Ortalama yükseltinin fazla olması ve yük­seltinin batıdan doğuya doğru artması,
4.  Kuzeyde ve güneyde dağların kıyıya pa­ralel olarak uzanması etkilidir.

Kuzeyde Karadeniz Bölgesi'nde dağların kıyıya paralel uzanması denizden gelen nemli ha­vanın yüksek dağ yamaçlarında yükselip soğuyarak yoğunlaşmasını ve bol yağış bırakmasını sağlamıştır. Dağların bu şekilde uzanması ayrıca deniz etkisinin iç kısımlara sokulmasına engel ol­duğundan iç kısımlara doğru bol yağışlı iklim ye­rini karasallığa bırakmıştır. Böylece kıyıda ve iç kesimlerde farklı iklim özelliklerinin görülmesine sebep olmuştur. Bu durumun ortaya çıkması dağ­ların uzanış doğrultusu ile ilgilidir.
Güneyde Akdeniz Bölgesi'nde de dağla­rın kıyıya uzanış doğrultusu paraleldir. Bu durum tıpkı Karadeniz Bölgesi'nde olduğu gibi Akdeniz Bölgesi'nde de kıyı ile iç kesimler arasında farklı iklim tiplerinin görülmesine sebep olmuştur.


Kuzeyde ve güneyde dağların kıyıya pa­ralel uzanması Türkiye'de karasal iklimin daha geniş bir alana yayılmasında etkili olmuştur.
Türkiye'nin batısında ise durum biraz daha farklıdır. Burada dağlar denize dik uzanır ve deniz etkisi daha fazla içeri sokulabilme imkânı bulur. Ancak Türkiye'de yükseltinin batıdan doğu­ya doğru artmasına bağlı olarak iklimde karasal­lasın
Türkiye'de iklim üzerinde dağların uzanış doğrultusunun ve yükseltinin etkisi oldukça fazla­dır.
Türkiye genelde Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Bu durumu, ülkemiz genelinde yazla­rın kurak, kışların yağışlı geçmesi kanıtlar. Bu­nunla birlikte, birbirlerinden belirgin farklarla ayrı­labilen karasal ve Karadeniz iklimleri de etkilidir.
Türkiye'de İklim
Ülkemizde Akdeniz, Karadeniz ve Karasal olmak üzere üç iklim tipi görülmektedir.



a) Akdeniz İklimi: Daha çok Akdeniz Bölgesi, Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesinin bir bölümünde etkilidir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.
b) Karadeniz İklimi: Karadeniz Bölgesinin kıyı kesimlerinde görülür. Her mevsim yağışlıdır. Yağışlar daha çok kış aylarında düşmektedir. Bitki örtüsü gür ormanlardır.
 c) Karasal İklim: Yazları sıcak ve kurak: kışları kar yağışlı geçen bir iklim tipidir. Doğu Anadolu, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile Ege Bölgesinin İç Batı Anadolu Bölümü ve Marmara Bölgesinin Ergene Bölümünde görülür. Bitki örtüsü bozkırdır. Karasal iklim görülen yerler arasında karasallık derecesi bakımından farklılıklar görülmektedir. 

ESKİ ÇAĞLARDA ANADOLU

Anadolu;  sahip olduğu coğrafi konum açısından son derece önemli bir bölgedir. Bu durum en eski devirlerden başlayarak çeşitli toplumların Anadolu'ya göç etmesine ve yer­leşmesine yol açmıştır. Bu nedenle Anadolu toprakları birçok uygarlığın kesişme noktası olmuştur.

Anadolu'nun tarih boyunca önemli bir yer­leşim bölgesi olmasında şu faktörler etkili olmuştur:
•  İklim özelliklerinin insan hayatı için uygun olması
•  Topraklarının insan yerleşimi ve tarım üre­timi için elverişli olması
•  Çok sayıda akarsuya sahip bulunması
•  Asya ile Avrupa arasında göç yolları üzerinde yer alması
Anadolu'nun sahip olduğu bu özellikler pek çok toplumu bu bölgeye çekmiştir. Anadolu toprakları günümüzün binlerce yıl öncesinden başlayarak Hitit, Lidya, Frig, Urartu, İyon, Pers, Helen, Roma, Bizans, Selçuklu, Os­manlı gibi önemli uygarlıklara beşiklik etmiştir.
Tarih Öncesi Devirlerde Anadolu’da Yerleşim Yerleri:
Yontma Taş Devri'ne ait mağaralar: Karain, Beldibi, Belbaşı Öküzini.
Cilalı Taş Devri’ne ait ilk yerleşim yerleri: Çatalhöyük. Hacılar.
Maden Devri’ne ait yerleşim yerleri: Truva. Alişar. Alacahöyük.

TARİHİN BAŞLANGICI VE DEVİRLERİ

İnsanlık tarihi M.Ö. 3200 yılında yazının bulunması esas alınarak iki bölüme ayrılır.
1.Tarih Öncesi Devirler :(Yazının bulunma­sından önceki devirler)
2. Tarih Devirleri (Yazının icadıyla başla­yan devirler)

Tarihin çağlara ayrılması, tarihin incelenmesini ve öğrenilmesini kolaylaştırmıştır.
TARİH ÖNCESİ DEVİRLER
Bu dönemle ilgili bilgiler daha çok kalıntı­lara dayanmaktadır. Tarih öncesi devirler insanla­rın kullandıkları araç ve gereçlerin malzemelerine göre bölümlere ayrılır.
TAŞ DEVRİ
Taş Devri kendi içerisinde üç bölüme ayrılır.
Kaba Tas Devri
İnsanlık tarihinin en uzun dönemidir. Bu dönemde iklim elverişli olduğu için insanlar ağaç gölgelerinde yaşadılar; barınaklara ihtiyaç duy­madılar.
Bu dönemde yapılan aletler kaba ve ilkeldir.
Yontma Taş Devri
İlkel bir hayat tarzı yaşandı. İnsanlar doğadaki hazır gıdalarla ve hay­vanları avlayarak beslendiler.


İnsanların avcılık ve toplayıcılıkla geçinme­leri tüketici bir toplum yapısının olduğu­nun göstergesidir.
Devrin sonlarına doğru ateşi buldular. Ateşi ısınma, aydınlanma, yiyeceklerini pişirme amacıyla kullandılar.
Ateşin bulunması ile insanlar doğa güçlerini kontrol altına almaya başladı.
Mağaralarda ve büyük ağaçların kovukla­rında barındılar.
Taşları ve kemikleri yontarak kullanacak­ları ilkel aletler yaptılar.
Mağara duvarlarına avladıkları hayvanla­rı simgeleyen resimler yaptılar.
Yontma Taş Devri'ne ait kalıntılar, Antalya yakınlarındaki Karain, Beldibi ve Belbaşı mağaralarında bulunmuştur.
Cilalı Tas Devri
Bu dönemde insanlar tarımsal faaliyetlere başladılar ve hayvanları evcilleştirdiler.
İlk köyleri ve kentleri kurarak yerleşik ya­şama geçtiler.
Üretim hayatı ile birlikte ticari faaliyetlere başladılar.
Topraktan çanak, çömlekler ve aletler yapmaya başladılar.
Bitki liflerinden giysiler yaparak dokuma­cılık faaliyetlerine başladılar.
Tekerleği icat ettiler.
İlkel aile tipleri ortaya çıktı.
Kültürel etkileşim arttı.
Cilalı Taş Devri'ne ait kalıntılar Diyarbakır'da (Çayönü) ve Konya'da (Çatalhöyük) bulunmuştur.


MADEN DEVRİ
Kullanılan madenlere göre sırasıyla kır, tunç ve demir olarak üçe ayrılır.
Bakır Devri
Doğada bol miktarda bulunan bakır ma­deni insanlar tarafından bulunarak işlendi. Bakır­dan çeşitli aletler ve süs eşyaları yapıldı.
Tunç Devri
Bakırın kalay ile karıştırılması sonucunda tunç elde edildi. Tunç bakıra göre daha sağlam ol­duğu için insanlar daha dayanıklı aletler yaptılar.
İlk şehir devletleri ve daha sonra büyük devletler bu dönemde ortaya çıktı (Mezopotam­ya'da Sümerler, Anadolu'da Hititler gibi).
Demir Devri
Devrin sonlarına doğru demir bulundu. Demirin bulunup işlenmesiyle birlikte tun­ca göre daha dayanıklı olan aletler yapıldı
Maden devrine ait kalıntılar, Yozgat (Alişar), Çorum (Alacahöyük), Çanakkale (Truva), Kayseri (Kültepe), Burdur (Hacılar Höyüğü) ve Van (Tilkitepe)'da bulunmuştur.

TARİH DEVİRLERİ
Yazının icadından günümüze kadar ge­çen zamana tarih devirleri denir.
 
Tarihin çağlara ayrılmasında insanlık tari­hinde meydana gelen ve bütün insanlığı et­kileyen büyük olaylar ölçü alınmıştır.

İlk Çağ (M.Ö. 3200 M.S. 375)
M.Ö. 3200 yılında Sümerlerin yazıyı icat etmesi ile başlayıp M.S.375 yılındakiKavimler Göçü'ne kadar süren dönemdir.
Orta Çağ (375 -1453)
Kavimler Göçü ile başlayıp, İstanbul’un fethine kadar süren dönemdir.
Yeni Çağ (1453-1789)
İstanbul'un fethinden, Fransız İhtilali’ne kadar süren dönemdir.
Yakın Çağ (1789 -.....)
Fransız İhtilali'nden günümüze kadar süren dönemdir.
Milat: Dünya'nın Güneş çevresinde bir defa dönmesi ile geçen süre Güneş yılıdır. Güneş yılı­na göre düzenlenen takvimde Milat Hz. İsa'nın doğumudur ve (0) başlangıçtır. Hz. İsa'nın doğu­mundan önceki tarihler milattan önce (M.Ö.), do­ğumundan sonraki tarihler ise milattan sonra (M.S.) şeklinde belirtilir.
Yüzyıl: Zamanın yüzer yıllık bölümlere ayrıl­masıdır. 

KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ? 
HİTİTLER (MÖ 1200-MÖ 200)
·         Başkentleri Hattuşaş'tır (Çorum-Boğazköy).
·         M.Ö. 1700'lerde Kızılırmak yayı içerisinde kurulmuşlardır.
·         Devleti krallar yönetirdi, fakat Pankuş adı verilen meclis ise krala yardımcı olmaktaydı. Gerektiğinde bu meclis kralın işlerini denetlerdi.

·         Tavananna adlı kraliçelerde yönetimde etkiliydi.
·         Anal, adı verilen kral yıllıkları bulunmaktaydı.
·         Medeni hukuk gelişmişti.
·         Ekonomileri tarım ve hayvancılığa dayanmaktaydı.
·         Çok tanrılı dinlere inanmışlardı
·         Tarihte bilinen ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşmasını Mısır ile M.Ö 1280'de imzalamışlardır.
·         Frigyalılar tarafından yıkılmışlardır.
·         Hitit kralları hem başkomutan, başrahip ve baş yargıç idi. Askeri, dini ve hukuki otoriteye sahiptiler.
·         Halk yöneticiler, rahipler, hürler ve köleler gibi sosyal sınıflara ayrılmıştı.
·         Hititlerde din çok tanrılıdır. Hitit ülkesine “Bin tanrı ili” denirdi.
·         Çivi ve hiyeroglif yazıları olmak üzere iki çeşit yazı kullanmışlardır.

İYONLAR (MÖ 1200-MÖ 700)
·         Şehir devletleri halinde yaşamışlar­dır. En önemli şehir devletleri, Efes, Milet, Foça, Bodrum ve İzmir'dir.
Kurulan şehir devletlerinde sırası ile krallık, oligarşik ve demokratik yönetim şekilleri görülmüştür. Kurulan şehir devletleri arasında siyasi bir birlik yoktur.
·         Demokratik ve özgür ortam geliş­miştir.
·         Bilim ve felsefede gelişmişlerdir.
·         Önemli bilim adamları arasında; Herodot, Pisagor, Tales ve Hipokrat yer almaktadır.
·         Deniz ticaretinde gelişmişlerdir. Akdeniz ve Karadeniz’de koloniler (ticaret şehirleri) kumuşlardır.
·         Çok tanrılı dine inanmışlardır.

·         Halk çeşitli sosyal sınıflara ayrılmış, kölelik yaygındı.
·         Artemis tapınağı önemli sanat eser­lerinden biridir. İyon edebiyatının en önemli eseri İlyada ve Odessa destanlarıdır.
         Bilgi Bankası:
         Efes'te İyonlar tarafından yapılan "Artemis Tapınağı", dünyanın yedi harikasından biri sayılmaktadır.
         Oligarşi: Yönetimin belli bir zümreye ait olduğu yönetim şeklidir.



LİDYALILAR (MÖ 700 - MÖ 546)
·         Gediz ve Büyük Menderes ırmakları arasında kurulmuşlardır.
·         Başkentleri Sard' tır (Manisa- Salihli).
·         Efes’ten başlayıp Mezepotamya’ya kadar giden Kral Yolu’nu kullanarak ticaretle uğraşmışlardır.
·         Alışverişte değiş-tokuş (takas) usulüne son vererek ilk parayı bulmuşlardır.    
·         Tüccarlara devlet güvencesi getirerek, tarihteki ilk sigor­tacılığı yapmışlardır.
·         Fenike alfabesini kullanmışlardır.
·         İlk bankacılık faaliyeti de bu dönemde ortaya çıkmıştır.
·         Ordularını paralı askerlerden oluşturmuşları Lidyalıların yıkılışının en önemli sebebidir. Persler tarafından yıkılmışlardır.




URARTULAR (MÖ 900 -MÖ 600)
·         Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Van Gölü çevresinde kurulmuştur.
·         Başkentleri Tuşpa'dır (Van).
·         Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır.
·         Anadolu'da bilinen ilk sulama kanallarını yapmışlardır.
·         Maden işlemeciliği, mimari ve el sanatlarında ilerlemişlerdir.
·         Öldükten sonra dirilmeye (ahiret) inanmışlardır.
·         Mezarları ev ve oda şeklinde yaparak içlerine ölüleri ile birlikte eşyalarını da koymuşlardır.
·         İstilalara karşı şehirlerinin etrafını surlarla çevirmişlerdir. Medler tarafından ortadan kaldırılmışlardır.
         Bilgi Bankası:
         Urartuların Türklüğü konusundaki tarihi veriler incelen­diğinde Türk olabilecekleri tezi güçlenmiştir.


FRİGLER (MÖ 750 – MÖ 600)
·         Sakarya ve çevresinde kurulmuşlardır.
·         Başkentleri Gordion'dur (Kütahya).
·         Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlar ve bu faaliyetleri korumak için sert kanunlar yapmışlardır (Örnek : Bir öküz kesenin veya saban kıranın cezası ölümdü.).

·         Tapetes adlı kilimler üretmişlerdir.
·         Midas meşhur krallarındandır.
·         Çok tanrılı dinlere inanmışlardır.  Kibele en büyük toprak ve bereket tanrıçasıydı.
·         Marangozluk, maden işlemeciliği ve müzik önemli uğraşılarıdır.
·         Orduları genellikle yaya askerlerden oluşurdu.
·         Persler tarafından yıkılmışlardır. 


MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI
Mezopotamya 

Mezopotamya:İlkçağda Anadolunun güneydoğusundan Basra Körfezine kadar uzanan Dicle Fırat nehirleri arasında kalan bölgeye denmiştir.Verimli topraklara ve yaşamaya uygun iklime sahip olması nedeniyle bir çok topluluk buraya yerleşmiştir.
Başhca Mezopotamya Uygarlıkları Babilliler, Asurlular, Sümerler, Akadlar ve Elamlılardır
SÜMERLER
Ø  Sümerler MÖ 3500 yıllarında Mezopotamyaya yerleşmişler şehir devletleri halinde yaşamışlardır.Önce Akadların hakimiyeti altına girmişler daha sonra Elamlılar Tarafından yıkılmışlardır. (MÖ 1500
Özellikleri
Ø  Sümerler mezopamya uygarlıklarının kurucusudurlar.
Ø  Tarhte ilk kez yazıyı kullanmışlardır.Böylece
Ø  Tarih çağları başlamıştır.
Ø  Bilgi birikimi ve aktarımı kolaylaşmıştır.
Ø  Eğitim ve öğretim faaliyetleri kolaylaşmıştır.
Ø  Tarihte bilinen ilk yazılı kanunlar Sümerler tarafından yapılmıştır.
Ø  Sümerler matematik ve Astronomide ileri gitmişler ayın hareketlerine takvimyapmışlardır.


ASURLULAR
Ø  Yukarı Mezopotamyanın Fırat ve Dicle  nehirleri çevresi ile Anadolunun güneyi İran bölgesinde Yukarı Mezopotamya’da kurulmuşlardır
Ø  Kral yolu üzerinden Anadolu ile ticaret yaptılar .
Ø  Kurdukları ticaret kolonileri ile Anadoluya Sümerlerden öğrendikleri çivi yazısını getirdiler.Böylece Anadolunun Tarih çağlarına girmesini sağladılar.
Ø  Başkentleri Ninova’dır.
Ø  Ticaretle uğraşmışlar,
Ø  İlk kütüphaneyi ve arşivi yaptılar.
Ø  Dinleri çok tanrılı idi.
Ø  Geliştirdikleri ağırlık ve uzunluk ölçülerini daha sonra Yunanlılar ve Romalılar kullanmışlardır.
NOTKoloni: Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke.   
BABİLLİLER
Ø  Babil krallığı Arabistandan Mezopotamyaya gelen Amurrular tarafından kuruldu
Ø  Merkeziyetçi bir krallıkla yönetilmişlerdir.
Ø  En güçlü dönemlerini Hammurabi döneminde yaşamışlardır.Hammurabi eski kanunlardan yararlanarakHammurabi Kanunlarını oluşturmuştur
Ø  En tanınmış hükümdarı Hammurabi’dir. Çok sert kanunlar yapmıştır.
Ø  Dinleri çok tanrılı idi. Tapınaklarına Ziggurat denirdi.
Ø  Astronomi ile ilgilenmişler, güneş ve ay tutulmalarını kaydetmişlerdir. Sümerlerden etkilenmişler, bir çok alanda onları geçmişlerdir.
Ø  Babilin asma bahçeleri meşhurdur

                           Babil Kulesi